install
  1. Hep mi Beni Bulur?

    Minibüse biner binmez oturmama izin vermeden hareket eden şoföre bağırmamın sebebi kıçımın üstüne düşmem değil, düşerken yan koltukta oturen kıza tokat atıp arka koltukta oturan kızın ayağına da aynı anda tekme savurmuş olmamdır.

    Ben bu kadar yufka yürekli bir mağdurken bindiğim taksiciye şakayla karışık 5 dakikada orada olabilir miyiz diye sorduğumda radyoyu açıp gaza basması aksiyon sinemasının ölmediğine dair umutlarımı yeşertmiyor değil.

    Binbir güçlükle taksinin bagajına koyduğum koliyi almama izin vermeden hareket eden taksinin arkasından koşup bagajına parmağımla nazikçe vurarak “beyfendi bir dakika bekler misiniz beyfendi” diye durmasını rica etmemden hiç bahsetmemeliyim. Hele ki sokağın köşesinde duran ve olaya başından sonuna şahit olan mahalle sakininin şoka uğrayıp sırıtmaktan müdahale edememesi hakkında hiç konuşmamalıyım.

    Hele bunların hepsinin iki gün içinde vuku bulmuş olmasından…

    Yoksa beni bahtsız bedevi ilan edeceksiniz.

    Hep mi beni bulur?

    Bence bakış açısıyla ilgili, Bertrand.

    bi’havalar bi’seyler.

  2. Ve fener tekrar yanar.

    When I was a little child, kaptanlarıydık hepimiz anageminin.

    Herkese merhaba.

    Biz anagemi tayfası olarak gemimizi güvenli bi limanda demirleyip kendi kayıklarımızla derin sulara açıldık ama 03:00 (cüncan)’ ün de farkettiği gibi anagemi takipçileri bizleri unutmamış, hatta yeni takipçiler kazanmışız. Teşekkürler.

    Anagemi tumblr’ın uçsuz bucaksız bir limanında sessiz sedasız su almaktayken bir akşam -ki o akşam bu akşam, günlerden Salının ilk saatleri, deli gibi yağmur başlamış dışarda ve yılın ilk peteğini yakmışım- sessizce limana yaklaşıp, geminin su alan yerini onarıp tepesindeki feneri tekrar yaksam, diğer tayfa da fenerin yandığını görüp çağrımı görür mü diye merak ettim. Bir anlamda cüncan’ın çağrısına misilleme çağrıdır bu yazım.

    Buraya yazmadığımız dönemde, birçok şey değişti elbet. Taksim sokaklarındaki tabureler kaldırıldı, sigara fahiş zamlandı, Okan Bayülgen artık eskisi kadar eğlenceli değil, birçoğumuzun bir zamanlar canlı izlemeyi sadece hayal edebildiği gruplar geldi konser vermek için ülkemize ve bazılarını hala beklemekteyiz. Sular dalgalı yani, yol almak için elverişsiz hiçbir şey yok. Geyik yapacak malzeme çok yani, hiç azalmadı gerçi, biz sıkılmıştık kendimizden yalnızca. Herhangi bir fırtına durumu için yanımda erzak getirdim ama bu sefer. Pesto sosum bile var.

    Geriye bir tek çay demlemek için küçük bir tüp getirmek kalıyor. Tüpü getiren ilk yazara kendi ellerimle demlediğim çayı ince belli çay bardağında ikram edeceğim.

    Tüm tayfaya selam olsun. Sizi özledim gençler. Görüşmek dileğiyle.

    bi’havalar bi’seyler.

  3. O.o

    Anagemi’yi uzay boşluğunda bir yerlere göndermiş iken, tumblr ve facebook sayfasından takip edenlerinin artıyor olması karşısında ben de şaşkınlığımı gizleyemeyeceğim sevgili anagemidaşlarım. Acaba tekrar binip bir tur atsak mı? :) 

    -03.00 

  4. biz bu bloğu terkedeli takipçi sayısı baya bir artmış. sanat ve sanatının değeri öldükten sonra anlaşılır lafı bir kez daha kendini kanıtladı ey insanlar!